İlk Ayrılık Acısı

By Haziran 09, 2014 , ,

Hümacığım 12 Ağustos 2013 tarihinde Binbir Çiçek Montessori okuluna başladı. Yaklaşık ilk 1 ay her sabah okula gitmeden okul fotoğrafı çektik ve Instagram'da paylaştık. Niyetim sonradan o fotoğrafları derleyip okula nasıl başladığı ile ilgili detayları anlatmaktı. Ancak tam benim tez bitimi ve jüri yoğunluğuna denk geldiğinden, sonrasında başka başka bir sürü gündemler oluştuğundan bir türlü Hüma'nın okula başlayış yazısını yazamamıştım. Neyse o gün bugün bizim bıdık okullu. Çabuk alıştığı ve öğretmenlerini çok sevdiği için şanslıydık. Genellikle sorun etmeden gitti ve okulda iyi vakit geçirdi. Binbir Çiçek'i baktığım, araştırdığım kreşler arasında kafama en uyan olduğundan ayrıca yiyecekleri en sağlıklı ve de Montessori sistemini uyguluyor oluşundan dolayı seçmiştim. Bu süre içerisinde de hayal kırıklığı yaşamama sebep olacak önemli bir şey yaşanmadı. Taa ki son veli toplantısına kadar. Hümacığımın öğretmeni ayrılacakmış, bize nedeni tam olarak söylenmese de başka bir kreşe devam edeceğini öğrendik Miss Döndü'nün. 
Dediler ki siz sakın bir şey söylemeyin biz tüm sınıfa bir mizansenle anlatacağız. Cuma günü Miss Döndü'nün son günüydü ve tasarladıkları mizansenle olayı anlatmışlar, yeni öğretmen  ile tanışmışlar -neyse ki tanıdıkları biriymiş, küçük sınıfların öğretmeniymiş. 
Ben Hüma'nın üzüleceğini tahmin ediyordum ama açıkçası üzerinden bir süre geçtikten sonra tepki göstereceğini düşünüyordum. Cuma günü bir de aksi gibi Tolga geç gitmiş Hüma'yı almaya, bizimki en sona kalmış. 
Bu arada 2 gündür dedesi Hüma'ya yemekçiye götüreceğim diye söz vermiş ama işleri olduğundan gidememişler. Tabii babam cuma günü erken gelince kızıma söz verdim, yemeğe gidelim dedi. Tolga sordu Hüma da dışarı çıkmak istemiş. Neyse yemek yiyeceğimiz yerde buluştuk, baktım benimki mahsun mahsun oturuyor babasının kucağında. Öptüm, kokladım biraz sıcak vücudu, aa hasta mı olmuş, şöyle mi böyle mi, iyi misin sorularına hiç cevap vermiyor bizimki. Tolga dedi ki o Döndü'ye üzülmüş herhalde. Artık sorduk, Miss Döndü'nün gideceğine mi üzüldün diye, evet dedi ama nasıl ağlamaklı bir hal, nasıl boğazına düğümlenmiş... Zaten bir lokmacık bir şey yiyemedi yutamıyorum diye. O ara Tolga dedi ki babacım madem üzüldün o zaman ağla, kendini tutmaya çalışma. Bunun üzerine bizimkisi bir başladı ağlamaya, böhüüü böhüüü.
Bir süre kucağımda ağladı, sonra dedim ki dışarı çıkıp bağıra bağıra ağlamak ister misin? İsterim dedi, çıktık yanda parkımsı bir yer vardı, oraya yürüdük, bu arada bizimkisi içli içli bağıra bağıra ağladı. Anneee, anneeee diye inledi aralarda. Ben de anlatmaya çalıştım, insan bazen sevdiği kişilerden ayrılmak zorunda kalabiliyor, böyle şeyler herkesin başına gelir. Biz de Miss Döndü'ye mektup yazarız istersen vs. Bazı çocuklar annelerinden babalarından bile ayrılmak zorunda kalıyorlar, ne kadar şanslısın ki anne-baba var, anneanne dede var, dayı var, Gülşah var seni seven filan dedim. Neyse biraz sakinleşir gibi oldu ama anne annee feryatları da tam kesilmedi, yine de içeri girdik. Ama yine bir şey yiyemedi. Bu sefer babasıyla tekrar dışarı çıkmak istedi, en sonunda da biz eve gidiyoruz diyerek gittiler. Arkalarından da biz tabii. 
Gittiğimde Hüma yarı uyur haldeydi, babası yatağına yatırıyordu. Uyumaya hazırlan, biraz konuş filan derken biraz açıldı bizimkisi. Bu arada babası özel olarak ilgilendi Hüma Hanım'la. O arada benim fıstık yediğimi gördü, ben de yiyeceğim filan derken doğruldu. Sonra portakal suyuyla kandırdım, çıktık yataktan bir lokma paket yapıp getirdiklerimizden yedi, portakal suyunu içti ve sonrasında canlandı. Kedinin komiklikleri, sek sek filan derken yüzü güldü niyahet. Gece de bizimle birlikte yattı. Cumartesi günü biraz huysuzluk vardı ama Pazar günü gayet iyiydi. Bakalım ilk günü nasıl olacak yeni öğretmeniyle. 

İşte böyle yaşadı Hüma'cığım ilk ayrılık acısını..
Miss Döndü'nün gidişine biz de çok üzüldük, çok tatlı, sevgi dolu gencecik bir öğretmendi. Bence Binbir Çiçek için bir kayıp oldu.

Bunları da Okuyabilirsiniz

0 yorum